Hikayem

Ben Karaağaç Tren Garı…

1914 yılında inşa edildim. Bir zamanlar Avrupa ile İstanbul arasında uzanan büyük demiryolu hayalinin önemli duraklarından biriydim. Raylarım üzerinden geçen trenler yalnızca yolcu taşımazdı; savaşları, umutları, vedaları ve yeni başlangıçları da taşırdı.

Şark Ekspresi’nin ihtişamlı vagonları önümden geçerken, ben Doğu ile Batı arasında sessiz bir kapı gibiydim. Yolcular peronlarımda kısa bir süre durur, bazen Avrupa’dan gelen bir hikâyeyi İstanbul’a taşır, bazen de İstanbul’un izlerini Avrupa’ya götürürdü.

Fakat dünya değişti. Savaşlar, sınırların yeniden çizilmesi ve demiryolu hatlarının yön değiştirmesiyle birlikte eski hareketli günlerim yavaş yavaş sona erdi. Bir zamanlar dolup taşan peronlarım sessizliğe büründü.

1970’li yıllara gelindiğinde artık eski işlevimi sürdüremez hale gelmiştim. Trenler artık beni kullanmıyor, raylarım eski önemini kaybediyordu. Bu sessizlik içinde yeni bir kimlik kazanmaya başladım.

Bir süre sonra tamamen terk edilmedim. 1977 yılında Trakya Üniversitesi’ne devredildim. Yeniden düzenlendim, korundum ve yeni bir hayat kazandım. Böylece bir ulaşım noktası olmaktan çıkıp bir eğitim ve kültür alanına dönüştüm.

Bugün ise Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak yaşamaya devam ediyorum. Artık trenlerin gürültüsü yok, ama sanatın sesi var. Duvarlarımda öğrencilerin çalışmaları, sergiler ve yeni hikâyeler var.

Ben artık bir gar değilim sadece. Ben hem geçmişi hem bugünü taşıyan bir hafızayım. Raylarım sustu ama hikâyem devam ediyor.

İletişim

Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.

Bize Ulaşın

iletisim@karaagactrengari.com

+90 284 123 4567

© 2025. All rights reserved.