Ben Karaağaç Tren Garı…
Bugün artık rayların üzerinde trenlerin geçtiği bir ulaşım noktası değilim. Zaman beni başka bir kimliğe dönüştürdü. Sessizliğim kaybolmadı ama anlamı değişti.
Yıllar önce, Trakya Üniversitesi bünyesine katılarak yeni bir hayata başladım. Restore edildim, korundum ve yeniden işlev kazandım. Böylece geçmişin izlerini tamamen silmeden, yeni bir geleceğin parçası oldum.
Bugün Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak yaşamaya devam ediyorum. Bir zamanlar yolcuların beklediği peronlarımda artık öğrenciler var. Trenlerin yerine sanat geliyor; makinelerin gürültüsü yerine çizimlerin, heykellerin ve fikirlerin sesi yükseliyor.
Duvarlarım artık yalnızca vedalara değil, üretime, yaratıcılığa ve öğrenmeye tanıklık ediyor. Koridorlarımda yürüyen her öğrenci, geçmişle bugünü aynı anda hissediyor. Çünkü ben hâlâ buradayım: hem bir tarih, hem bir okul, hem de yaşayan bir hafıza olarak.
Raylarım artık sessiz olabilir, ama ben yaşamaya devam ediyorum. Geçmişin izlerini taşıyor, bugünün sanatına ev sahipliği yapıyorum.




